Pin It

20 Yıl İçerisinde Hayvan Eti Yemeyi Bırakabiliriz

Küresel danışmanlık şirketi At Kearney, et endüstrisindeki uzmanlarla görüşerek hazırladığı rapora göre; 20 yıl sonra kullanacağımız protein kaynaklarının yüzde 60’ı, bitkilerden elde edilen ürünlerden ya da laboratuvarlarda üretilen kültür etlerinden oluşacak.

Rapora göre; hayvansal ete alternatif ürünler bulmak için çalışmaların hızlanmasının temel sebebi ise gelişmiş ülkelerde geleneksel et üretiminin çevresel zararına yönelik bilincin ve vegan alternatiflere yönelimin artması olarak gösteriliyor.

Peki laboratuvar ortamında üretilen etler hayvansal etlerin yerini alabilir mi?

Kültür eti, canlı bir hayvandan alınan hücrenin bir biyoreaktör yardımıyla laboratuvar ortamında üretilmesiyle oluşturuluyor. Elde edilen et hayvansal ete çok benziyor. Bazı şirketlerin benzer kültür eti prototipleri ürettiği biliniyor ancak bunlar henüz satışa çıkmadı.

Uygulanan yöntemlerle üretilen etin maliyetinin yüksek olması ve üretim sürecinin uzun olması sebebiyle marketlerde ve restoranlarda satılabilmesi için fiyatlarının çok yüksek olmasına sebep oluyor. Laboratuvar ortmında üretilen ilk köfteyi 2013 yılında Maastricht Universitesi'nden Mark Post ve ekibi tanıttı. Bu köfte ile yapılan hamburgerin fiyatı 330 bin dolardı.

Laboratuvar ortamında et üretimi için ortaya çıkan bir Alman girişimi olan Mosa Meat isimle şirket, daha ucuz ve hızlı bir yöntem geliştirdiğini iddia ediyor. Girişimin hayata geçebilmesi için gerekli olan para olan 8,8 Milyon doları toplamış durumda. Bir çok önemli yiyecek içecek firmasının da destek olduğu girişime Google kurucularından Sergey Brin de destek oluyor.

Mosa Meat firması yetkilileri, proje tamamlanıp üretime geçildikten sonra ürünlerin marketlerde 10 dolar civarında bir fiyat etiketiyle satışa çıkarılacağını söylediler. Ürünlerin en geç 2021 yılında marketlerde olacağını söylediler.

Mosa Meat firması ürünlerin doğal ortamlardan elde edilen etlerden çok daha temiz ve sağlıklı olacağını iddia ediyorlar. Bakınız..

İnsanların tarım ve hayvancılıkla uğraşmaya başladıkları binlerce yıl öncesinden bu yana, tükettiğimiz bitki ve hayvanlardaki fiziksel değişimlere baktığımızda, ürettiğimiz bitki ve havanların doğadaki türdeşlerinden çok farklı olduklarını görebiliyoruz. Bunun sebebi yapay seçilim. Doğal seçilimin aksine yapay seçilim; çiftçilik yapan insanların, ürettikleri bitki ve hayvanlarda, her yeni nesilde en hızlı büyüyen ve en verimli bireyleri seçerek onları çoğaltması ile gerçekleşiyor. Binlerce yıl süren bu süreçte bitkilerde ve hayvanlarda farklılaşma meydana geliyor.

yabani muz

Yukarıda görüldüğü üzere ilk muz, neredeyse 7.000-10.000 yıl önce, bugün Papua Yeni Gine olarak bildiğimiz bölgede yetiştirilmişti. Muzun, aynı zamanda Güneydoğu Asya’da da yetiştirildiğini biliyoruz. Bu anlamda, günümüz muzları iki yabani türden geliyor: Musa acuminate ve Musa balbisiana. İki türün de fotoğrafta görüldüğü gibi iri ve sert çekirdekleri bulunuyor. Kaynak: Arkeofili

Gallus gallus

Tavuk (Gallus gallus domesticus), insanların 4-5 bin yıl önce Güney Asya’da yetiştirmeye başladığı vahşi Gallus gallus kuşunun soyundan geliyor. Kaynak: adlayananimals

Günümüzde ise bilim ve teknoloji geliştikçe insanların besin üretmek için bitkiler ve hayvanlar üzerindeki manipülasyonları daha farklılık kazandı. Önceleri hastalık yapan patojen mikroorganizmalara karşı antibiyotik kullanımı ve parazitlerle böceklere karşı çeşitli kimyasallar kullanmaya başlayarak bağışıklık sistemi zayıf olan bitki ve hayvanların ömürleri uzatıldı. Daha sonra hayvanların yemlerine ve bitkilerin gübrelerine daha hızlı büyümelerini ve daha verimli olmalarını sağlayacak çeşitli kimyasallar, doğal hormanlar olan östrojen, progesteron, testesteron'un yerine geçen sentetik steroidler kullanılmaya başlandı.

Bitkilerde de Oksinler, Giberellinler, Sitokininler, Etilen gibi hormonlar bitki gelişimini düzenleme, bitkilerde çiçeklenme, olgunlaşma, kök gelişmesi, yaprak, sap ve diğer organların bükülmesi ve ölümü, sap uzamasının engellenmesi veya ilerletilmesi, meyvelerin renk alması, yapraklanma veya yaprak dökümünün engellenmesi gibi amaçlarla hormonlar kullanılmaya başlandı.

Ayrıca bitkilerin ihtiyaç duyduğu besinler olan, kalsiyum, azot, fosfor,magnezyum, potasyum ve kükürtü insanlar suni olarak ve doğada toprakta olmayan miktarlarda bitkilere vererek hem fiziksel yapılarını hem de büyüme hızlarını manipüle etmişlerdir.

kasliokuz

Hormonlar ve kimyasal maddelerin kullanımı hayvan ve bitkilerde doğal olanlara göre ticari açıdan daha fazla avantaj sağlamıştır. Ancak bu tarz üretimin yan etkilerinden dolayı insanlar doğal ürünlere yönelmek isteselerde doğal ürünlere ulaşmak kolay olmuyor.

Bunun aynında artık yeni teknolojilerle birlikte insanlar besinleri laboratuvarda üretmenin yollarını araştırmaya ve yeni yöntemler geliştirmeye başladılar. Bu konuda ürünler de ortaya çıkmaya başladı. Peki laboratuvarda üretilen besinlerin yararları ve zararları neler olabilir?

Şimdilik zararlarından pek bahseden yok. Kaldı ki laboratuvarda da üretilse canlıların gelişim hızını ve fizyolojisini belirleyen en önemli etkenlerden birisi yine hormonlardır. Bu sebeple hormon kullanımı laboratuvarda da devan edebilir.

Yararları açısından bakıldığında, laboratuvarda et üretilmesi hayvanların gıda amaçlı öldürülmesinin önüne geçmesini bitireceğinden daha çok hayvenseverleri ve çevrecileri memnun ediyor.

Peki ya tadı nasıl olur?

Doğada bitki ve hayvanların tadını etkileyen faktörler; besleme rejimi, yaşadığı yerin iklimi (özellikle hayvanlarda soğuk bölgede yaşayan bir hayvan ılıman bir bölgede yetiştirildiğide tadı da değişmektedir.) ve genetik özellikleri olarak öne çıkmaktadır. Doğal etlerde, etin dokusunu oluşturan maddelerin içerisinde insan vücudunun kullandığı ve kullanmadığı pek çok madde vardır. Laboratuvar ortmında üretilen etler yine hücrelerin çoğaltılıp dokulara dönüştürülmesi ile elde edildiğinden içerdiği malzemeler (dış ortamdam izole olarak yetiştirilmesi ile nisbeden yabancı maddelerin daha az olması ile birlikte) hemen hemen aynı olacaktır. Bununla birlikte laboratuvarda üretilen gıdalarda besinin tadının yoğunluğu istendiği gibi ayarlanabilir. Örneğin mangalda pişen ete duman tadını veren fenol bileşikleri ete eklenebilir. Sonuçta istenirse daha aromalı ve lezzetli besinler üretibilir. Bu şekilde laboratuvarda üretilen etler daha cazip hale lebilir.

Peki bir sonraki aşama ne olabilir?

space odisey

2001: A Space Odyssey / 2001: Uzay Macerası filmini izleyenlerin dikkatini çekmiştir. Filmin bir sahnesinde Ay'a bir uzay gemisi ile yolculuk yapan bilim insanları yolculuk esnasında çeşitli yiyecekleri pipetle sıvı olarak oldıkları görülüyor. Etin içerisinden insan vücudunun ihtiyacı olmayan tüm gereksiz maddeleri çıkardığınızı düşünün. Tamamı sindirilebilen bir et. Futuristik bir bakış açısıyla bu işlerin nerelere varacağını düşündüğümüzde labarotavurda et üretimi kotarıldıktan sonra sıra etin içerisinden gereksiz malzemeyi ayıklamaya gelebilir.

Daha da ileri gidelim..

Diyelim ki bir köftenin içerisindeki, köfteyi köfte yapan tüm malzemeleri molekül seviyesinde biliyoruz. Bu molekülleri oluşturan atomları bir araya getirdikten sonra köfteyi oluşturan şemaya göre molekülleri dizerek köfteyi oluşturan bir 3D yazıcı düşünün. Bu yazıcıya hidrojen,oksijen,karbon,mahnezyum vb. atomları içeren bir tablet atıyorsunuz, sonra bir düğme ile köftenizi seçip yazdırıyorsunuz. Bunu görebilir miyiz bilinmez ama nano teknolojideki gelişmeler bize gelecekte 3D yazıcılarla hemen herşeyi yazdırabileceğimizi gösteriyor.

Sonuç olarak At Kearney danışmanlık şirketinin hazırlamış olduğu rapor yakın gelecek için ekonomi temelli bir öngörü sunsa da, aslında geleceğin insanın beslenme alışkanlıkları ve yönteminin de nereye doğru evrileceğini bize gösteriyor.


 Kaynaklar:

https://arkeofili.com/insanlar-tarafindan-yetistirilmeden-once-alti-meyvenin-yabani-hali/

https://www.atkearney.com/retail/article?/a/how-will-cultured-meat-and-meat-alternatives-disrupt-the-agricultural-and-food-industry

http://www.aljazeera.com.tr/haber/tavuklar-yuzyillar-once-cok-farkliydi

http://www.turkishpoultryscience.com/download/article-file/419910

https://adlayasanimals.wordpress.com/2014/09/28/red-junglefowl-gallus-gallus/

 https://www.kooplog.com/sasirtici-rapor-20-yil-icinde-hayvan-eti-yemeyi-birakacagiz/

https://www.labmedya.com/hayvanlarda-hormon-uygulamalari

Pin It