bilimsel aciklama

bilezik

Denisovalıların Yaptığı 70 Bin Yıllık Bilezik

2008 yılında Sibirya'nın Altay bölgesinde, Homo Altaiensis (Denisovalılar) olarak adlandırılan soyu tükenmiş bir insan türünün bulunduğu Denisova Mağarası' nda aynı zamanda Denisovalıların kullandıkları bir taş bilezik bulunmuştu. Bu bileziğin 40 bin ila 50 bin yıllık olduğu tahmin ediliyordu. Ancak yeni bulgular bu bileziğin 65 bin ila 70 bin yıllık olabileceğini gösterdi.

bilezik2

O zamana kadar taş yontarak alet yapabilme yeteneği dışında bu tarz gelişmiş el işi ürünleri sadece bizim türümüz olan Homo Sapiens'in yapabildiği sanılıyordu.  Ancak bu bilezik ile birlikte Denisovalıların da Homo Sapiens gibi yetenekli olabileceği anlaşılmış oldu.

Bir süs eşyası yapmak bir iş için alet yapmak gibi değildir. Süs eşyası yapabilmek duygusal zekanın varlığına, bir estetik anlayışının varlığına, soyutlama yeteneğine işaret eder. Bu da en az Homo Sapiens kadar zeki bir insan türü anlamına gelir.

denisovali

Homo Altaiensis Erkeği (Denisovalı)
Görselin kaynağı:Thinglink.com

Bileziğin, sadece özel günlerde çok önemli bir kadının veya çocuğun taktığı düşünülüyor.

Enstitünün eski müdürü Profesör Anatoly Derevyanko, “Bilezik oldukça çarpıcı, güneş ışığında ışınlarını yansıtıyor.” diyor.

“Bir günlük bir takı olarak kullanılma ihtimali düşük. Bu güzel ve çok kırılgan bileziğin sadece bazı istisnai anlar için takıldığına inanıyorum.”

Kloritten yapılmış olan bilezik, tarih öncesi insanlardan bazılarının kalıntılarıyla aynı tabakada bulundu ve bu yüzden onlara ait olduğu düşünülüyor.

Bu keşfi özellikle çarpıcı yapan şey, bu tür bir üretim teknolojisinin, Neolitik dönem gibi çok daha geç bir dönemde yaygın olması. Gerçekten de, Denisovaların bu bileziği, sahip oldukları yeteneklerle nasıl yapabildikleri henüz belli değil.

Dr Derevyanko, “2,7 cm genişliğinde ve 0,9 cm kalınlığında iki bilezik parçası bulundu. Buluntunun tahmini çapı 7 cm.” diyor.

Mağaranın yakınında klorit bulunamadı ve malzemenin zamanında ne kadar değerli olduğunu gösteren en az 200 km’lik bir mesafeden geldiği düşünülüyor.

Dr Derevyanko, kimi zaman çiziklerin zımparalanmış gibi görünse bile, görülebilen çizikler ve çarpmalar da dahil olmak üzere, bileziğin zarar gördüğünü söylüyor.

Uzmanlar ayrıca bilezik parçasının, onu daha güzel hale getirmek için başka süslemelere de sahip olduğuna inanıyor.

 

Kaynak: Arkeofili

Please publish modules in offcanvas position.